Dede Korkut Kimdir? Korkut Ata’nın Yaşam Serüveni.

Dede korkut….

dede korkut
dede korkut

570 yılıydı Özbekistan’ın dağlarındaki ıssız bir mağaranın içerisi yakılan ateşle aydınlanmıştı. Babası korkut ismini verdiği yeni doğmuş oğlu için yakaladığı oğlağı bu ateşim üstüne yavaşça çeviriyordu. Korkutun çocukluğu büyülü bir ortamda kam babasının ateşim etrafında dönerek yaptığı ayinleri izlemekle ve dağlardaki yalnız kurtların ulumasını dinlemekle huzur içinde yavaşça geçiverdi. Tertemiz dağ havası sayesinde dev gibi bir yiğide dönüşen genç sık sık ormana dalıyor bithap düşene kadar ayılarla güreşiyordu. Bu tehlikeli hayat babasının onun için yonttuğu kopuzu eline almasıyla sona erdi. Karanlık gecelerde ateşin başında babasıyla deyişler söyleme başladı. Ateşin ışığıyla oluşan gölgelere bakıyor, o gölgeleri kah boynuzlu bir ejderhaya, kah tepegöze benzetiyor ve ilk hikayeleri aklında yaratmaya başlıyordu. Korkut artık yaşadığı mağaraya sığamıyordu o yüzden elinde değneğiyle yola çıktı, buzul dağları aşan çölleri geçen korkut geçtiği her yerde kağanlar tarafından karşılanıyor, meydanlarda kopuzuyla hikayeler anlatıyordu. 9 oğuz kağanın buyruğuyla Medine’ye İslam dininin peygamberi Hz. Muhammed’e elçi olarak gönderilen kafileye önderlik etti. Buz gibi çöl gecelerinde ise elinde meşale kafilesini vahşi çakallardan korudu. Mescid-i nebevide Hz. Muhammed ve ashabı tarafından karşılanan korkut uzun süreler boyunca Müslümanların toplu ibadetlerini seyretti. Ardından dolunaylı bir gecede kelime-i şahadet getirerek İslamiyet’i seçti. 9 oğuz ülkesine geri dönen korkuta torunları dede korkut adını taktı. Çocukların sevgilisi dede korkutda torunlarını omuzlarına alıp obanın etrafında gezdirip hikayelerini anlatıyordu. Korkutun hikayeleri arasında en çok tanınanı Azraile bile meydan okuyan deli Dumruldu. Çünkü çoğu insana göre kurduğu köprü ile haraç toplayan deli Dumrul korkutun gençlikteki haliydi. İyice yaşlanan dede korkut kendisi adına kazılmış bir mezar görünce gece yarısı diyarından kaçtı. Omuzun heybetli dağ kartalı elinde uzun değneğiyle Seyhan nehri kaynağına giden bilge adı unutulana kadar burada kaldı.

bayburt kalesi
bayburt kalesi

Günü gelince de kalkarak Anadolu topraklarına Bayburta taşındı. Bayburt kalesinin içinde okuma yazma bilen bir alime 12 öyküsünü de kitabı dedem korkut ala lisanı taife i Oğuzan adıyla yazdırdı. 100 yaşına gelen dede korkut günü bilinmeyen dolunaylı bir gecede ona yoldaşlık eden kopuzunu çadırda yanan ateşe attı ve ateş kopuzu yavaşça eritirken etrafı kaplayan karanlıkla birlikte son nefesini verdi. Dede korkut destanlarının orijinal el yazmasından bir tanesi Vatikan kütüphanesinin baş köşesinde, diğeri ise Almanya’nın Dresten kentinde bir müzede bulunmaktadır.

Beğen ve Paylaş

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir